MERKEZ KADIN KOMİSYONU, TACEDDİN DERGAHI’NI ZİYARET ETTİ.

Türk Eğitim-Sen Merkez Kadın Komisyonu, 10.03.2018 tarihinde milli şairimiz Mehmet Akif Arsoy’u anma ve İstiklal Marşımızın kabulünün 97’inci yıldönümü dolayısıyla Taceddin Dergahı’nda bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinliğe Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Firdes Işık, Ankara Şubelerin Kadın Komisyonu Üyeleri, Genel Sekreter Musa Akkaş, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Ali Kaplan, Selahattin Dolğun, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Türk Eğitim-Sen Ankara Şube Başkanları ile üyelerimiz katıldı.

Taceddin Dergahı önünde önce saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı Marşımız okundu. Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Firdes Işık yaptığı konuşmada sözlerine Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk ve vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy ile aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarak başladı.

Işık şunları söyledi: “İstiklal Marşı”nı anlamak için İstiklal Marşımızın hangi şartlarda yazıldığını bilmemiz ve bu çerçevede değerlendirmemiz gerekiyor.

İstiklal Marşı dünyada eşi, benzeri olmayan bir marştır.

Bizim marşımızı diğer milli marşlardan ayrıcalıklı kılan adının “İSTİKLÂL” olmasıdır. Bu kavram; var olduğu günden beri Türk Milletinin en önemli karakterinin adıdır. Türk Milleti tarihin hiçbir döneminde başka milletlerin esareti altına girmemiş, bağımsızlıkları uğruna bedenlerini düşmana siper etmekten çekinmemiş, topraklarımız şehit kanıyla sulanarak bu günlere gelinmiştir. Orhun yazıtlarında da Büyük Önder Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde de İstiklâl Marşı’nın tamamında da Türk Milletinin genetik özelliklerinden olan hürriyet ve bağımsızlık vurgusunun yapılması bundandır.

İstiklâl Marşı; Türk Milletinin millî ve manevi değerlere sarılarak zaferlere imza atışının, tarihlere sığmayacak yüreklilikteki bir mücadelenin; emperyalizme milli birlik ve beraberlikle dünyaya kafa tutuşun, “Ne mutlu Türk’üm diyebilene.” diyenlerin ve asil bir milletin genetik özelliklerinin vurgulandığı ortak bir mutabakat belgesidir.

İstiklâl Marşı, Kurtuluş Savaşının manevi cephesinde yapılmış büyük ve muzaffer bir taarruzdur.

Türk Milletinin ortak değer ve duygularının tercümesidir.

Geçmişimizi tanımak olan İstiklal Marşı’mızı, bugünümüzü anlayıp değerlendirebilmek için ve geleceğimizden emin olabilmek için çok iyi kavramamız gereklidir.

Bu muhteşem sanat eserini kavradığımız takdirde Büyük Önder Atatürk’ün yeni nesillere Türk istiklâlini ve Türk Cumhuriyetini sonsuza dek koruma ve kollama görevini neden birinci vazife olarak verdiğinin de farkında olacağız.

Farkında olacağız ki iç ve dış düşmanlarımızın ülkemiz ve milletimiz üzerindeki oynamak istediği oyunlar bozulsun, birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Sonsuza dek İstiklâl Marşımız gururla okunsun, en son ocak kalsa bile Bayrağımız şanla dalgalansın, dinimizin temeli olan ezanlarımız, yurdumuzun üstünde sonsuza dek inlesin, vatansız kalmayalım diye bu toprakların altında kefensiz yatanların ruhları sızlamasın.

Bilindiği gibi kahraman Türk ordusu Afrin’de vatanımızın bekası için mücadele etmektedir. Terör örgütlerine karşı mücadele en yüksek perdeden sürdürülmelidir. Bu mücadeleyi Türk Eğitim-Sen olarak sonuna kadar destekliyoruz

Ülke ve millet olarak geçirdiğimiz şu zor günlerde ay yıldızlı bayrağımız şanla dalgalansın diye, vatan topraklarına ve kutsal değerlerimize dokunulmasın diye, birlik ve beraberliğimiz bozulmasın diye canları pahasına kahramanca mücadele eden askerimize ve polisimize başarılar diliyor, Allah yar ve yardımcıları olsun diyorum.

Mehmet Akif sadece milli içerikli şiirleriyle tanımak eksiklik olur.

Cehalet, taassup, fakirlik, inançsızlık, köksüzlük onun şiirlerinin en önemli konularıdır.  Bazı şiirlerinde yanlış tevekkül anlayışına, tembelliğe, cahilliğe hücum eder, salt kaderci anlayışın yol açtığı cehaleti eleştirir. O’nun, Türk-İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu, sosyal-siyasal ve kültürel hayatı, bu hayatın çürüyen eksik yanlarını, realist bir bakışla dile getirdiği şiirlerini de okumalıyız ki günümüzde din adına ahkam kesen cahilleri de tanıyalım.

O dönemde inandığı gibi yaşayıp yaşadığı gibi inanan ve çocuklarını bir memur maaşıyla geçindirmeye çalışan, üzerine giyecek bir paltosu bile olmamasına rağmen para karşılığı marşımızı yazmayı kabul etmeyen ve yaşadığı yoksulluktan utanç duymayan onur ve gurur sahibi bir Mehmet Akif karşısında bugün ne yazık ki onurunu hiçe sayarak makam ve para uğruna inanmadığı yerde duranları, yüreklerini satanları gördüğümüzde Akif’in değerini bir kez daha anlıyoruz.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve vatan Şairimiz Mehmet Akif Ersoy başta olmak üzere bu vatan için mücadele edip gerçek dünyaya göç edenleri ve var olduğumuz günden bugüne kadar vatan için canlarını veren bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum.”

Firdes Işık’ın konuşmasının ardından Türk Diyanet Vakıf-Sen üyesi Şükrü Şahin şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal da dua okudu. Etkinlik bir öğrencimizin İstiklal Marşımızın on kıtasını okumasıyla son buldu.