GENEL BAŞKAN HABERTÜRK’TE 1 MAYIS'I DEĞERLENDİRDİ

GENEL BAŞKAN HABERTÜRK’TE TÜRKİYE’NİN NABZI PROGRAMINA KATILDI

GENEL BAŞKAN: “TAKSİM’İ KONFEDERASYONLAR ELİYLE İLLEGAL ÖRGÜTLERE TESLİM ETMEK DOĞRU BİR YAKLAŞIM MI?”

        Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Habertürk televizyonunda yayınlanan ‘Didem Arslan Yılmaz ile Türkiye’nin Nabzı’ programına katıldı. Programın diğer konukları Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay ve Türk İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Nazmi Irgat idi.

Türkiye Kamu-Sen’in bakış açısında netlik var. 2009 yılında ne diyorsak, 2013 yılında da aynı şeyi söylüyor.

        1 Mayıs kutlamalarının mercek altına alındığı programda Genel Başkan İsmail Koncuk, 9, 12 ve 16 Nisan tarihlerinde konfederasyonların bir araya geldiğini kaydederek şunları söyledi: “Türkiye’de çalışma hayatına yönelik ciddi tehlikeler var. Taşeronlaşma 500 bine ulaşmış, işsizlik almış başını gitmiş. Çocuklarımız sömürülüyor. Ataması yapılmayan öğretmenlerin ataması yılan hikayesine dönmüş. Gelir dağılımında adaletsizlik tavan yapmış. Kamu çalışanlarının devlet memurluğu sıfatı Hükümet tarafından tartışılıyor, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından önümüze böyle bir teklif getirildi. Devlet memurluğu kavramı ortadan kaldırılmak, devlet memurlarının elinden iş güvencesi alınmak isteniyor. Dolayısıyla 1 Mayıs’ta bizim ortak bir dil oluşturmamız lazım. 9 Nisan’da yapılan ilk toplantıda, böyle bir ortamda ‘Ortak bir dil oluşturalım, hepimizin kabul edeceği çalışma hayatındaki problemleri bildiride seslendirelim’ dedik. Ancak KESK Genel Başkanı Lami Özgen etnik kökene vurgu yapılmasını istedi. Oysa biz o maddeyi yıllardır kabul etmiyoruz. 2011 yılında o madde kaldırıldı ve Türkiye Kamu-Sen de olmak üzere 6 konfederasyon 1 Mayıs’ı Taksim’de kutladı. 2011 yılında aynı madde nedeniyle ayrıldık, 5 konfederasyon kutladı. 2012 yılında aynı madde nedeniyle bütün konfederasyonlar ayrıldı. Sendikaların da her yıl bu işe bakış açısı değişiyor. Ben bunu anlamıyorum. Türkiye Kamu-Sen’in bakış açısında netlik var. 2009 yılında ne diyorsak, 2013 yılında da aynı şeyi söylüyor.”

Başka emek örgütlerine tahammül edemeyen insanlar hangi emeği savunacaklar?

         12 Nisan’da yapılan toplantıda bildiri krizinin, her konfederasyonun kendi bildirisini kendisi hazırlasın teklifinin kabulüyle sonlandığını, bu kez de 16 Nisan tarihinde yapılan toplantıda KESK’in yeni bir teklif ile geldiğini bildiren Genel Başkan İsmail Koncuk, şöyle konuştu: “Konfederasyon Genel Başkanları herkesin ayrı bildiri okuması konusunda anlaştılar. Hatta bildirinin bir sayfayı geçmemesi konusunda da fikir birliğine vardık. Zira bu demokratik bir anlayıştır. Hepimiz birbirimizin görüşüne saygı duymalıyız. Bu konuda uzlaşmıştık. Ama 16 Nisan’da bir araya geldiğimizde KESK yeni bir teklifle geldi. KESK; 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününe ITUC üyesi konfederasyonların çağrıcı olması gerektiğini ifade ederek, Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen’in Taksim’de olmaması gerektiğinin altını çizdi. Böyle bir anlayış olmaz.”

        “Eğer Türkiye Kamu-Sen olarak kutlama konusunda diğer konfederasyonlarla anlaşmadıysak, neden İstanbul’da bir kutlama komitesi kurduk?” diye soran Genel Başkan Koncuk, “Başka emek örgütlerine tahammül edemeyen insanlar hangi emeği savunacaklar?” dedi.

        Bazı kesimlerin 1 Mayıs’ı marksistler günü gibi kutlama isteği olduğunu söyleyen Koncuk, “Ne yazık ki 1 Mayıs; alınteri, emek ve dayanışma günü olmaktan ziyade, marksistlerin buluştuğu, geçmişte yaşanılanların anıldığı bir gün olmaktan öteye taşınamadı” diye konuştu.

İllegal örgütlerin alanı hâkimiyet altına aldığı 1 Mayıs ile karşı karşıya kalacaksak, Türkiye Kamu-Sen’in orada olmasının ne anlamı var?

        Taksim’de kutlanacak olan 1 Mayıs’ın bebek katilinin resimlerinin açıldığı bir gösteriye dönüşeceğine yönelik endişesini dile getiren Koncuk, “İllegal örgütlerin alanı hâkimiyet altına aldığı 1 Mayıs ile karşı karşıya kalacaksak, Türkiye Kamu-Sen’in orada olmasının ne anlamı var? Taksimi konfederasyonlar eliyle illegal örgütlere teslim etmek, doğru bir yaklaşım mı?” diye sordu. Koncuk şunları söyledi: “Geçmiş yıllarda da 1 Mayıs’ta Taksim’de nasıl bir manzarayla karşı karşıya kalındığını biliyoruz. 1 Mayıs Taksim’de bölücü örgütlerin propagandasının yapıldığı bir gün olarak kutlanmıştı. Bu sene de adına çözüm süreci denilen bize göre ihanet sürecinin başladığı bugünlerde, yine 1 Mayıs’ın bu sürecin renkleriyle donandığı bir gün olarak kutlanacağını düşünüyorum. Bu renkler; sarı, kırmızı yeşil’dir. Taksim, bebek katilinin resimlerinin açıldığı bir gösteriye dönüşecektir. Bundan dolayı KESK böyle bir görüntünün oluşması ihtimaline karşı bizi uyardı. Böyle bir ortam oluşacaksa, illegal örgütlerin alanı hâkimiyet altına aldığı 1 Mayıs ile karşı karşıya kalacaksak, Türkiye Kamu-Sen’in orada olmasının ne anlamı var? 1 Mayıs, 1 Mayıs olmaktan çıkacak ve her sene kutlanan, bu sene dozajı biraz daha artacak olan bölücüler gününe dönüşecek. Böyle bir tabloda Türkiye Kamu-Sen yer almaz. Taksimi konfederasyonlar eliyle illegal örgütlere teslim etmek, doğru bir yaklaşım mı?”

 

       Genel Başkanın Konuşması İçin Tıklayınız.